loading

Rüyaya tekrar giriş Regresyonu

  • Anasayfa
  • Rüyaya tekrar giriş Regresyonu

Rüyaya tekrar giriş Regresyonu

“Rüya bilinç dışına açılan kral kapısıdır” Sigmund Freud
Rüya görme esnasında beyinde duyguları denetleyen, işlemleyen amigdala bölümü çok aktiftir. Çünkü rüya “duygu” ile ilintilidir. Regresyon seanslarının hedefi de duygu dönüşümüdür. Beynin mantıklı –zihinle- düşünen, muhakeme eden, sorgulayan kısmı prefrontal korteks, rüya esnasında bloke olur, çalışmaz. Dolayısıyla rüyada süperego ve günlük zihnin linear zaman-mekan kavramı yoktur. Rüya esnasında bilinçdışı yüzeye çıkar. Kişisel problemleri çözmeye yönelik yapılan regresyon gibi çalışmaların hedefide bilinç dışına ulaşmaktır. Rüya esnasında bu alanla kendiliğinden temas kurulur. Rüyalarda kişinin kendi kendini sağaltmasının sebebi budur. Okült bakış açısına göre rüya yüksek benlikle –varlıksal öz- bağlantı kurulan, zihin perdesinden özgür, zamansız ve mekansız bir alandır. Regresyon seansı esnasında kişinin kendine özgü bilinç dışı verileriyle çalışılır. Danışan rüyanın içine tekrar yönlendirilerek, rüyanın duygusundan seansa giriş sağlanır. Rüyaya tekrar giriş yapılan regresyon seanslarından çok etkileyici geri dönüşler alınabilir.

  • Film gibidir bazı rüyalar sizi çok çok derinden etkiler. Her karesi hatırlanır, bazen mesajı alınamamıştır merak edilir. Zaman zaman aynı rüya tekrarlar. Yaşam gibi gerçektir. Rüyanın gerçekliği kalbin en derinlerinde bilinse bile zihinle açıklanamaz. Dünyasal gerçekliğe uyanıldığında rüyadan getirilen sadece onun duygusudur, hissidir.
  • Bazı rüyalar gündüz rüyalarıdır, bilinç açıktır “Gerçekle hayal, hayalle rüya, arasındadır” anlamlandırılamaz. O kareler zihinde canlanır veya rüyayı hatırlatan olaylar yaşanır. Bir kişidir bazen, çözülmek, anlaşılmak, görünür olmak ister, yardım ister.
    Danışan: “Hiç nedensiz hayalimde bir kadın beliriyor.
    …… gibi bir yerde,
    …… gibi bir ifadesi var,
    sanki ….. yaşamış gibi,
    “Neden o anda o kadın gözümde canlanıyor anlayamıyorum. Ama biliyorum ki o hayalimde canlandığında ….. benzeri şeyler gerçekleşecek”
  • Bazen de daha onceden görülen rüya aynen yaşanır. Üzerinden ne kadar zaman geçmiş olursa olsun. Prekognisyon olarak ifade edilen önceden biliş halidir bu. Bazı kişilerde bu hal günlük hayat içerisinde, duyusal algılar yoluyla bilgi alma şeklinde gerçekleşebilir. Rüyanın zamansız mekansız dokusu içinde varlık, dünyasal boyuttaki zamanın öncesine veya sonrasına gidebilir, yaşayacağı olayların bilgisini alabilir ve hatta bölünmüş benliklerini iyileştirebilir. Rüya ve hayali dünyevi gerçekliktenden ayıran şey zihindir. Yeterince duygusuna girilirse hayal edilen şey gerçeklik olur. Bazı rüyaların gerçekliğe dönüştüğünü bazı kişiler deneyimlemiştir. Zihin, öz’ün tezahürünün engeli olabilir mi acaba? Yada gerçekliğin “dünya” olduğu zannı içinde tutmaya yarayan bir program!
    Hiç düşündün mü; Ya bu hayat bir uykunun rüyası ise!!!
    Bu uykuda uyanık kalmak neler yaratır!!!
    “Rüya görmek uyanmaktır” “Pek çok eski ve yerli kültürde rüya görmek temelde uyumayla değil uyanmayla ilişkilidir. Normal bilinçle ulaşamadığımız daha büyük, daha derin bir gerçekliğe uyanma” Aktif rüya görme yaratıcısı Robert Moss, (https://mossdreams.com) Rüyalar, Tesadüfler, Hayaller kitabından.

“Hayaller yarının sorularına bugünün cevaplarıdır” Trans halindeyken, sağlık, reenkarnasyon, astroloji ve Atlantis ile ilgili kehanetleriyle bilinen ”Uyuyan Kahin” Edgar Cayce