loading

Geçmiş yaşam regresyonu

Geçmiş yaşam regresyonu (Geçmiş Yaşam Anısı Bu Hayatta Nasıl Aktive olur?)

  • Varlık için “dün” de bir geçmiş yaşamdır. Çünkü gerçeklik “an” dadır, anın dışındaki herşey geçmiş zamandır. Dün geçmiştir ve sadece zihnin hatırladığı “iz bırakan” bir anıdır. Dünya gerçekliğinde “dün” linear (doğrusal) zaman akışını ifade eden bir kavramdır. Okült bakış açısına göre, varlıksal boyutta geçmiş gelecek yaşanmış ve yaşanacak tüm zamanlar “an” içindedir, yani varlığın olduğu noktadadır. Buradaki zaman kavramı, tek bir noktadan yükselen dikey gerçekliktir. Farkındalığı artan varlık, bu dikey gerçeklikte yukarı yönlü helezonik (sarmal) hareketle enerjisel olarak yükselir. Böylece tekamül gerçekleştirir, ta ki kaynağa ulaşana kadar. Bu nokta üzerinde, tüm yaşamsal bedenlerde edinilen deneyimin bilgisi varlığın bilinç dışı kayıtları olarak, hayatlar boyu aktarılır. Bu aktarım anne karnı ve çocukluk anılarının ileriki yaşlara aktarılması gibidir. Şimdiki yaşamın anıları, varlık bu hayatı gözlemlemekte olduğu için hatırlanır.
  • Varlık tekrardoğuş esnasında bedene bu kayıtlarla birlikte enkarne olur. Ancak bilinç düzeyinde yani günlük zihinle bu anıları hatırlamaz (Bazıları hatırlar ) Bilinç dışında kayıtlı geçmiş yaşam anısını hatırlatacak bir olay gerçekleştiğinde, o anıyı tutan duygu bedende tetiklenir ve şimdi oluyormuş gibi harekete geçer. Bunun çocukluk anısını tutan duygunun, kişinin yetişkinliğinin herhangi bir zamanında tetiklenmesinden bir farkı yoktur. Bu duygunun şimdiki bedende hatırlanışı, kendini bedenin gerçekliğinde farklı bir biçimde ortaya koyar.
    Örneğin: Çocuk sahibi olmak isteyen bir kadın tıbbi bir sebep olmaksızın hamile kalamamaktadır. Geçmiş yaşamda hamileyken ölmüştür ve bu hayatta rahim hamile olduğu bilgisini saklamaktadır. Beden / rahim bir bebek taşıdığının anısını hatırlamakta ve hamile kalamamaktadır. Bu durum bir regresyon seansı alınana kadar çözülmeyebilir.
  • Geçmiş yaşamlarda yaşananan travmaların duygusal izleri de enkarne olunan bedene aktarılan bilinç dışının kayıtlarındadır. Bazen fiziksel izleride olabilir  Doğum lekeleri geçmiş yaşam anıları travmalarıyla bağlantılıdır.
  • Örneğin: Kişi geçmiş yaşamda esir edildimiş, hücreye atılmış ve çaresizlik duygusu hissetmiştir. Bu hayatta asansörde kapalı kaldığı bir anda alanındaki çaresizlik duygusu tetiklenir ve bu duygu kendini kapalı alan fobisi (klostrofobi) olarak fiziksel gerçekliğe yansıtabilir. Veya hücrede yaşadığı ölüm korkusu asansörde mahsur kaldığı anda tetiklenerek bu hayatta kendini panikatak olarak ifade edebilir. Tıpkı gramofonun iğnesinin iz bıraktığı yere geldiğinde takılmaya devam etmesi gibi, bilinç dışındaki çaresizlik duygusu tetiklendiği her anda korku (fobi) açığa çıkar. Bu oluş halinin hiçbir mantıklı açıklaması yoktur. Bilinç bunun mantıksız olduğunu bilse bile kontrol edemez üstesinden gelemez ve en önemlisi süreci yönetemez.
  • Örneğin: Ayağında ağrı hisseden kişi 25 yaşındadır. Doktora gidilir yapılması gereken tüm girişimler gerçekleştirilir ancak bu ağrının olması için tıbbi bir sebep yoktur. Beden sağlıklıdır ama ağrı devam etmektedir. Regresyon seansıyla bakıldığında, hücreye atılıp ayağından zincirlendiği yaş 25’tir. Yani beden aynı yaşa geldiğinde bu anıyı -geçmiş yaşam travmasını- hatırlamıştır. Regresyonda buna yaş tetiklenmesi denir.
  • Bu anılar gerçek olabilirler, zihnin metaforları (mecazi anlatımları) da olabilirler. Kişi hipnoz altına alınarak teyit edilmediği sürece bunlara, “geçmiş yaşamlardır” ya da “değillerdir” denilemez. Ama regresyon açısından önemli olan, kişinin problemine çözüm getiriyor olmasıdır.
  • 20. Yüzyılın başlarından itibaren, belki de çok çok daha eskilerden, öykülerle iyileştirme yöntemleri üzerinde durulduğunu görmekteyiz. Sözcüklerin sihirli dili ve karakterlerin davranışları yoluyla, sahnelenen öykünün duygusu, hissi, düşüncesi ile özdeşleşen izleyicinin, yaşadığı katarsis sonucu iyileşmesi hedefinden Tiyatro doğmuştur. Diğer taraftan, öykünün karakteri olma sürecinin içinden geçiren Psikodrama tekniği ise, tiyatroyu psikolojide kullanarak aynı sonuca ulaşmayı hedeflemiştir.
    Psikanalist Clarissa Pinkola Estes, büyük bir birikiminin sonucu ortaya çıkardığı muhteşem eseri “Kurtlarla Koşan Kadınlar” Vahşi Kadın Arketipine Dair Mit ve Öyküler kitabının sonsözünü;
    Benim gözümde “Öyküler İlaçtır” sözüyle tamamlamış ve eklemiştir:
    “Ne zaman bir öykü anlatılsa gece olur. Nerede oturulursa oturulsun, zaman ve mevsim ne olursa olsun, masal anlatmak saçaklardan sessizce yıldızlı bir gökyüzünün ve beyaz bir ayın çıkıp süzülmesine ve dinleyenlerin kafalarının üstünde asılı durmasına neden olur. Kimi zaman masalın sonuna doğru oda şafakla dolar, kimi zaman arkada bir yıldız parçası kalır, kimi zaman da fırtınalı gökyüzünden bir paçavra parçası. Ve arkada kalan her ne olursa olsun, bu şey çalışmak için, ruh yapımında kullanılmak için bir armağandır…”
  • Öyküleri ve masalları çocukların bu denli çok sevmeleri saf bilgeliklerinden midir?
  • Her yetişkinin içinde bir çocuk yok mudur?
  • Regresyon seanslarında kişisel bilinç dışından gelen öyküler varlığın kendinden kendine olan yolculuğunda kendini iyileştiren içsel ve öznel öyküleri olabilir mi?
  • Bu öyküler gerçek olabilir mi?
  • Her nekadar fantastik görünüyor da olsa geçmiş yaşamlarını net bir biçimde hatırlayan insanlar var. Hatay/Samandağı ziyaretim esnasında, dayısının enkarnesi olarak doğmuş bir kişiyle uzun uzun sohbet etme şansım oldu. Sağlam dayanakları olduğunu farkettiğim ilginç bir deneyim ve gözlem olduğunu itiraf etmeliyim. Reenkarnasyon vakası yaşayan kişilerle yapılmış bilimsel çalışmalar ve bu çalışmaların çıkarımlarından kaleme alınmış kitaplar mevcuttur.
  • Bunlardan bazıları;
    -“Tekrardoğuş” Dr İan Stevenson
    -Başka Yaşamlar Başka Benlikler (Jung’cu Bir Psikoterapist Geçmiş Yaşamları Keşfediyor) Roger J. Woolger
    -Tekrar Doğuşu keşfetmek (Geçmiş Yaşam Deneyimlerinin Kanıtı İçin Klasik Bir Rehber) Hans TenDam
    -Ruhların Yolculuğu (Ölüm ve Doğum Arasındaki Ruhsal Dünya’da Neler Oluyor) Michael Newton
    -Ruhların Kaderi (Ölüm Ve Yeniden Doğum Arasındaki Ruhsal Dünya Üzerine Çarpıcı Detaylar) Michael Newton
  • Ayrıca Virginia Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Algısal Araştırmalar Bölümü Kurucusu ve Yöneticisi Amerikalı psikiyatrist Ian Pretyman Stevenson reenkarnasyon üzerine yaptığı araştırmaları sonucu yaklaşık 300 makale 14 kitap yazmıştır. Ve kanıtlanan reenkarnasyon vakaları mevcut